Yıllardır reklam verenlerin en sıkı dostu olan televizyon, tahtını sosyal medyaya bırakır mı?

Belki bırakabilir, lakin sosyal medya ve televizyonu ayrı düşünmek tam bir hesap hatası olur. İletişim kanalları bu kadar iç içe geçmişken, televizyon ve sosyal medyanın bir birine olan etkisi yadsınamaz bir hale geliyor. Bu nedenle, artık reklam verenin en sıkı dostu sadece televizyon değil, sosyal medyada olmalı. Ölçümlenebilir bir sistem olan sosyal medya, bu anlamda televizyonun eksikliğini kapatmakta büyük bir rol üstleniyor.sosyalmedya

Televizyon ve sosyal medya rekabet halinde değil, tam aksine bir birini tamamlayıcı niteliktedir.

Mobil nesil hızla büyümekte, burada reklam verene düşen görev ise, sadece televizyon reklamları, dizi-program sponsorlukları vermek değil, aynı zamanda sosyal medya reklam çalışmaları da yapmaktır. Bu şekilde, reklam etkisi ölçülebilir.

Bir televizyon kanalını ayakta tutan en büyük güç reklamdır, reklamın yayılmasını sağlayan en büyük güç ise medyadır, yani televizyondur ve elbette yeni yeni sosyal medyadır. Bu nedenle reklam ve televizyon iç içe geçmiş bir bütündür ve bu bütüne son olarak eklenen sosyal medya ile artık bu birlikteliğe pazarlamanın muhteşem 3’lüsü denilebilir.

Mesela bir içecek bir firmasının 30 saniyelik reklam filminin sonunda gösterilen Facebook, Twitter ve benzeri ağlardaki iletişim adreslerinin verilmesi, o firmanın sosyal ağları doğru kullandığı anlamına gelmez. Reklamların izlenmediği bir dönemdeyiz. Mobil nesil olarak adlandırdığımız tüketici “aa televizyon reklamında gördüm, girip şu sayfayı beğeneyim” demez. Eğer hedef kitleniz o ise, onun karşısına Televizyon reklamında değil, sosyal ağlarda çıkın!

Sosyal medya, reklam verene sonsuz bir cephanelik sunar.