Sosyal medya yakın zamana kadar bir çok medya organı ve yayıncı için çok fazla önem teşkil etmiyordu. Çünkü klasik yayıncılığın, aslında bir değişim ve geçiş süreci yaşadığını bir çok kişi fark etmemişti.

Aslına bakarsanız, sosyal medya televizyon için kaldıraç görevi görmektedir.

Türkiye’de son 6 ay zarfında bu konu ile ilgili ciddi değişimler ve gelişmeler yaşandı. Mesela bir çok yayın organı sosyal medya aracılığı ile izleyicisine, okuyucusuna ulaşma yolları aramaya ve bu konuda uzmanlar ile çalışmaya başladı.

Şu sosyal medya kullanımı son dönemlerde ne kadar moda bir söyleyiş oldu değil mi?

Hangi televizyon kanalı açarsanız açın, karşınıza çıkan bültenler, programlar, haberler, diziler, yarışmalar ve daha bir çok yayında illa ki sosyal medya ile ilgili bir şeyler çıkıyor. Elbette bu çok umut verici, yani en azından televizyon kanalları, yöneticiler, haber müdürleri, yapımcılar, sunucular bu alanı artık es geçmemeye çalışıyor.  Tabi kullanım alanları, algılama biçimleri farklılık gösteriyor. Yani, sosyal medya kullanımı demek bir çoğu için twitter ve facebook üzerinden seyircilerin onlar ile iletişime geçmesi demek.social tv 245x300 Gelecek Hayaller ile Doludur...

En çok bilinen bu iki ağ sayesinde farklı iletişim kanalları oluşturulmaya çalışılıyor. Başarılılar mı, değiller mi diye sorarsanız, televizyon kanallarının pek başarılı olduğunu söyleyemem. Çünkü sosyal medya gibi alanlarda kurumlar değil, kişiler daha fazla ön plana çıkıyor.

Gençler televizyon izlerken bir yandan arkadaşlarıyla sosyal ağlar aracılığı ile iletişim kurma ihtiyacı hissediyor. Bu ihtiyaç artık öyle bir hal aldı ki, artık sadece bilgisayarlarımızdan değil, telefonlarımızdan, tabletlerimizden ve televizyonlarımızdan da internete girebiliyoruz. O an izlediğimiz, gördüğümüz, duyduğumuz, hissettiğimiz neyse, bunu hemen sosyal medya kanalları aracılığı ile duyurabiliyoruz, ve bu yaptığımız şey bizi mutlu ediyor.  Bu nedenle zaten paylaşım çağı yaşıyoruz ya…

Bu gelişmeler doğrultusunda, “televizyon artık çıkmaz bir sokak değil” dersek, yanılmış olmayız.

Bu kadar hızla gelişen, ilerleyen ve yayılan teknolojinin sonu ne? Bunu sadece televizyon sektörü için sormuyorum.

Gelecek teknolojiler ile ilgili en çok fısıldanan şey, kullandığımız her şeyin internet bağlantılı ve uygulamalı içeriklere sahip olacağıdır.

Çok basit ve çok yaygın bir örnek olan Jetgiller çizgi filmini hatırlarsınız, belki teknoloji o boyuta gelir ama bizler göremeyiz derler. Merak uyandırıcı, iştah kabartıcı ve ne kadar hayali değil mi? Özellikle halen Ay’a gidememiş bir toplum için…

Herkesin uçan arabalar kullandığı bir dünya, temizlik yapan gerçek robotlar, yemek yapan makineler, sabah uyandıran yataklar, kıyafetlerimizi giydiren dolaplar… vs

Tabi, sadece bir çizgi film ile tüm geleceği yorumlayamayız ama insanoğlunun ne kadarını daha hayal edeceğini tahmin edebiliriz.

Neticede gelecek hayaller ile dolu değil mi?