Toplumsal bir süreç olan iletişim, Sümerler’in çivi yazısı ile başlamış, her geçen yüz yılla beraber yenilikleri içine katarak gelişmeye devam etmiş ve günümüzde ki halini almıştır.

Haberleşme araçlarının değişimi ve iletişim yollarının çeşitliğine bakarsak tarih boyunca insanoğlunun her zaman, yaşadıkları dönem içerisinde ihtiyaçlarına göre yeni haberleşme araçları ve iletişim yolları aradığını görebiliriz. Bu süreç dumanla haberleşmek ile başlayıp, yazının bulunması, Çinliler’in papirüs kullanmaya başlaması ile geliştirilip, eğitimli güvercinler ile devam etmiştir. Ulaklar, haberciler…

Sonra ki aşama ise telgraf ile başlayan, telefon ile devam eden ve radyo ile gelişen televizyon ile ilerleyen bir süreçti.

 

Günümüzde gelecek olursak, tam bir iletişim çılgınlığı yaşanıyor diyebiliriz.

Hayatımızdan tüm iletişim araçlarını çıkardığımızı bir düşünsenize. Ne dinleyebilecek bir radyo, ne izleyecek bir televizyon, ne okuyacak bir gazete ne konuşabileceği bir telefon ne bilgisayar ne de internet.

Zaten, bu saydıklarım artık tek başına bir iletişim aracı olmaktan çıktı, bir birlerinin özellikleri oldular. İç içe geçmiş iletişim araçları aslında tüm hayatımızı da ele geçiriyor. Bir düşünün, cep telefonunuzu evde unuttuğunuzu fark ettiğiniz an yaşadığınız hissi. Aklınıza ilk gelen soru “Ne yapacağım şimdi?” . Gün boyu dışarıda olacağınızı farz edelim. Kimseyi arayamayacaksınız, mesaj atamayacaksınız, Facebook ya da Twitter’a fotoğraf yükleyemeyeceksiniz, check-in yapamayacaksınız, aklınıza takılan bir şeyi Google’a girip bakamayacaksınız. Tüm bunları yapmasanız bile tamamen alışkanlıklarınız ile eliniz iki de bir cep telefonunu taşıdığınız çantanıza, cebinize gidecek. Sürekli elinizde tutuyorsanız, o boşluk hissine sürüklenip duracaksınız…

Peki, İletişim Bağımlılığı bir alışkanlıktan mı ibaret?

Cep telefonumuzu unutunca ya da elektrikler kesilince iletişimden kopmuş olmamız bizi dünyadan da mı koparıyor yoksa dünyaya daha çok mu yaklaştırıyor?

Herkesin bu sorulara kendince verebileceği bir cevabı var.

Doğru kanallar kullanıldığı takdirde istediğimiz herkese ulaşma imkanımız var. Belki de bu düşünce bizi bu araçlara ve kanallarına daha çok bağlıyor.