Türkiye’de izleyici profili çıkarmak amacı ile düzenli ve kapsamlı bir çalışma ne yazık ki yapılmamış. Yapılan çalışmalar ya eksik, ya tutarsız, ya da bağımsız değil. Yapımcıların ve televizyon yöneticilerinin dillerinden düşürmedikleri izleyici profili yanılgısı işte tam buradan geliyor. Aslında yanılgı dememek lazım, zaten yıllardır döndürülen bir çark var, neden kalkıp yeni bir profil çıkartarak, çarklarını bozsunlar, keyiflerini kaçırsınlar ki?

Televizyon her ne kadar toplumsal bir iletişim kaynağı gibi görünsede, bireysel beğeniler ve istekler ile dönen yönlendirme bir sektörden söz ediyoruz.

Dinlediğimiz haberler, izlediğimiz diziler ve programlar…

Hatırlarsınız, bir dönem tüm kanallarda magazin furyası başlamıştı. Televole magazinciliği olarak nitelendirilen bu tarz anlayış ile kim, kiminle, nerede, ne zaman, ne yapıyor sorularına bu furya ile yıllarca cevap aranıp durdu. Özellikle ekonomik kriz sonrasında artış gösteren magazin programlarının içerikten yoksunluğu, kalitesizliği, saçma sapan insanları bir anda ülke gündemine oturtmaları sanki ülkenin başka derdi yokmuş gibi gösterilme çabası…

Sanırım ne demek istediğimi anladınız.

Bu programları yapan adamlara sorsanız  ”insanlar bunu seviyordu, izliyordu” der.

Haklı!man

Bütün kanallarda, aynı saatte magazin yayınlarsan, insanlar onu sevmese bile izlemek zorunda kalır.

Zorunlu izlettirmek, kaçış yok!

Sonra da magazincileri neden ciddiye almıyorsunuz diye sorarsınız…

Gelelim esas konuya

İzleyici profilinin son 3-4 senedir ciddi anlamda başkalaşıma uğradığını söylemek çok yerinde bir tespittir. Zaten sağduyulu televizyoncular ve yazarlar bunu sürekli söylemektedir. Özellikle sosyal medyanın gelişimi,bireysel medya gücünün artması, sosyal ağların gelişmesi, internetin yaygınlaşması, teknolojik gelişmeler, yeni cihazların üretilmesi, yeni bir medya akımının oluşması ile televizyonculuğun, haberciliğin tekelleşmesinden kurtulmak…

Şimdi bu gençlik oturup size bakar mı?

Özellikle sosyal ağlar yaygınlaştıkça, televizyona olan ilgi azalmaya başladı desek pek yanlış bir değerlendirme olmaz. Televizyon ve sosyal medyanın birbirini tamamlayıcı bir unsur olduğunu her zaman söylerim,ama burada demek istediğim şu ki televizyon izlemeye olan hevesli tutumun yerini, internete girme istediği aldı.

Tüm bunlar ve daha fazlası karşımıza yeni bir izleyici profili çıkarıyor.

Buna “potansiyel izleyici” diyebiliriz.

Peki nedir potansiyel izleyici?

Fazla televizyon izlemediği halde, yoğun olarak sosyal ağları kullanan izleyici/kullanıcıya denir. Sosyal ağların doğru kullanımı ile bu kullanıcıya ulaşıldığı takdirde, onu potansiyel bir izleyiciye dönüştürebilirsiniz. Burada önemli olan, sosyal medya üzerinden doğru kanallarıbelirlemektir, çünkü internet kullanıcısı bilinçli ve uyanık bir profil çizmektedir.