24 Mart 2012

Milattan önce 3000′li yıllarda, tüccarların çığırtkanlar aracılığı ile satış yapmaya başlamaları ve dükkanlarının önlerine koydukları tabelalar reklamcılığın ilk mecralarından kabul edilir. Her yüzyılda, gelişen teknoloji ve farklılaşan hayat koşulları ile bu mecralara sürekli yenileri eklenmiştir. Özellikle matbaadan itibaren hızlı bir gelişim gösteren ve daha da kuvvetlenen reklamcılık, iletişim araçlarının gelişmesiyle günümüzdeki halini almıştır diyebiliriz.

michael hacker  300x217 Her Şey Satılıktır!

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de reklamcılığın gelişimi medya araçlarının kullanımı ile şekillenmiştir.

Yazılı reklamlar (Gazete-Dergi ilanları, Broşür ve Tabela)

Sesli Reklamlar (Radyo)

Görsel Reklamlar (Televizyon)

Yeni Mecra Reklamları (İnternet)

Günümüzde hala en etkin mecra olduğu kabul edilen Televizyon, insanların hayatına girmesi ile reklamcılar için tüketici ile üretici arasındaki muhteşem bir iletişim aracı oldu. Göçler ile hızla büyüyen şehirler, gelişen teknoloji, rekabet, zorlaşan hayat koşulları üreticinin, eskisi gibi tüketiciye ulaşmasını zorlaştırıyordu; ama televizyon buradaki boşluğu muhteşem bir şekilde doldurdu. Televizyonda oluşturulan reklam kuşakları…

Sorun şu ki; aslında bu reklam kuşakları artık ne kadar etkili? Artık izlenilirliği bile tartışma konusu. Özellikle 2000′li yılların başından itibaren televizyon reklamlarına gösterilen ilgide belirgin bir düşüş var. Bunun nedeni, kötü bir ürünü bile “iyi” gösterebilen reklamcılar.

Reklamı yapılan markaların, ürünlerine güvenip satın alıyorsak bu reklamın başarısıdır; ama satın alınan üründen memnun kalmadıysak, normal olarak o markayı bir daha tercih etmeyiz, bu da bize reklamın yanıltıcı olabildiğini gösterir. Mesela ayrı bir konu olarak örnek verecek olursak, son 1 senedir yerel ve ulusal kanallarda saatlerce süren ve tartışmalı bir konu olanBAL reklamları yüzünden, iyice tüketicinin kafası karıştı ve büyük bir güvensizlik oluşturdu.

Neyse…

Reklamcılar, her yeni mecra ile tüketiciye ulaşmak için, farklı pazarlama yolları oluşturmak ve onlara ulaşmak zorundalar. Özellikle son senelerde, yeni bir mecra olan sosyal medya, reklamcılar için sınırı olmayan bir bölge. Şu an için geleneksel medya ile kıyaslanamaz belki ama internet bağlantılı televizyon sistemi ile gelişecek diğer sistemler sayesinde bu mecrada büyük bir şekil değişimi olabilir.

– – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – –

99 Francs filminden…99Francs Her Şey Satılıktır!

“Herşey satılıktır. Aşk, sanat, dünya. Sen, ben. Özellikle de ben. Son teslim tarihi olan herşey gibi insan da bir ürün sayılır. Ben reklamcıyım. Asla sahip olamayacağınız şeylerin hayalini kurmanızı sağlarım. Gökyüzü hep mavi. Kadınlar daima güzel. Mükemmel photoshoplanmış mutluluk. Dünyayı güzelleştirdiğime inanıyor musunuz? Aksine, içine ediyorum. Her şey geçici. Aşk, sanat, dünya. Sen, ben. Özellikle de ben.”