Hepimiz sosyal medyanın kölesiyiz diyen dijital sektör çalışanlarına eski usül falaka sistemini uygulamak oldukça mantıklı geliyor bana. Ya kardeşim pardon ama ekmeğini yediğin işin kölelikle ne alakası var? Hadi sen kendini ve kendin gibileri ayrı tutarak söylüyorsun bunu ama kullanıcıya köle demek neyin kafası kardeşim?

Ya sen konferanslara konuşmacı olarak katılmak için bir taraflarını yırtmıyor muydun? Hatta iphone 6’nın satışa çıktığı gün kim zorlu centerda saatlerce o son teknoloji harikası sevimli telefonu almak için kim bekledi? Kendini kral mı sanıyordun, sen kimin kölesisin ya tatlım anlatsana biraz?

Biliyorum eski reklamcıların kafasını! Ahh ne günlerdi di mi beyler? Hedef kitleyi gerizekalı gösteren anket sonuçlarına göre hazırladığınız o reklamlarınızı unutmak ne mümkün! Lakin bakın şimdi işler biraz değişti.. Hani hepimiz sosyal medyanın kölesiyiz ya, o iş aslında pek öyle değil.

Olayı genel olarak ele alırsak medya dünyadaki en önemli görünmez güç, bu konuda hem fikiriz. Geleneksel medya müdahale edilebilir alan, her ne kadar özgür gibi görünse bile buna kimsenin inanmadığını biliyoruz. Etki alanı oldukça geniş bu nedenle fikir aşılama ve toplumların algılarını değiştirme konusunda oldukça kuvvetli bir silah. Televizyonda söylenen bir söz 1 kuşağın tüketim alışkanlıklarını değiştirebilecek güçteydi! Yani insanlar radyonun söyleyeceği, gazetenin yazacağı ve televizyonun zihnimize kazıyacağı şeylerin kölesiydi. Algı kölesi… Zaman değişti, sokakta taso oynayan çocuklar büyüdü, hayal etmeyi değil hayallerini gerçekleştirmenin yollarını arayan bir neslin büyük arayışı sonucu hayatımıza internet girdi, derken zaman geçti falan filan akıllı telefonlar ve sosyal medya! 21. yüzyılın big bangi internete artık sosyal medya deniyor oluşu olabilir 🙂 Her neyse sosyal medyanın insanların alışkanlıklarını nasıl değiştirdiğini biliyorsunuz işte o konuları uzun uzun burada yazmaya kalkarsam bana bir üniversitede kürsü vermeleri lazım!

Aptal anket sonuçlarının artık geçerli olmadığı bir dönemdeyiz. Reklamcılar hala olayı kölelik falan sanıyor, kendilerini aptal ofislerinin kralı sanırlarken aslında çok komikler ya.. Akşamdan kalma ajans çalışanlarının kreatifliği öpmek yerine köleliğe boyun eğmesi aslında basit bir gofretin bile tüm pazarlama planını etkiliyor. Dolayısı ile her şey etkileniyor! Ah ne ahmaklık!

Neyse demem o ki, artık reklamcılar kullanıcıların kölesi oldu, kullanıcılar ise kimsenin kölesi değil. İki gofret sattırmak ile kral olunmuyor amca bil istedim! Kapiş?

Kullanıcılar artık olabildiğine özgürler ve bireysel medyanın gücünün ne demek olduğunu her an deneyimliyorlar.

Özgürlük denilen şey her zaman masmavi bir deniz, yemyeşil bir orman olarak çıkmaz karşımıza, işte bu da öyle bişi…

 

Hadi iyi dersler.