Türkiye’de ki izleyici profili son yıllarda biraz daha değişmeye başladı, daha hareketli, akıcı ve farklı dizileri ve programları izlemek istiyor. Ama değişmeyen bir şey var ki, kızdığımız bir şeyi daha çok izliyoruz ya da takip ediyoruz.  Televizyon kanalları, bu değişen profili pek önemsemiyor. Yani yine aynı yapımcılar ile, aynı tip dizileri ve programları ekranlara getirmeye devam ediyor. Sorun da işte tam burada başlıyor. Hayatımızda ki her şey gibi, televizyonculuğumuzda ilişkiler üzerine dönüyor. Eğer bir yapımcının kanal yönetimi ile arası iyi ise, bir de kanala iyi para kazandırıyorsa değişmek yerine, hep aynı kalmayı tercih ediyorlar….

Eee işin kolay kısmı bu. Risk yok.likesssss-300x190

Bu sürekli tekrarlayan sistem içerisinde yıllar boyu bu yapımcıların ve kanal yöneticilerinin en büyük dayanağı AGB oldu. Reytingler uçtu, yıllar boyu hem de öyle bir uçtu ki, sonunda AGB patladı. Usulsüzlük yapanlar göz altına alındı, ama ne hikmetse o adamların hiç birini tanımıyoruz. Ne bir dizi ne bir program… Peki kimdi onlar ?

Neyse.

Tüm bu süreç içerisinde, yaş dağılımına bakılırsa artık ciddi ciddi bir izleyici profili değişimi söz konusudur. İnsanlar artık televizyondan o kadar sıkıldı ki, kendini Sosyal Ağlara vurdu desek yeridir. Koltuğumuza oturup sadece televizyon izlemek artık çok sıkıcı, en azından bunu sıkıcı bulan bir kesim var. Ne yazık ki, istatistiki bir veri belirtemem lakin sosyal medyanın büyük bir ivme kazandığını düşünürseniz bu büyük bir kesimdir ve olan budur.

Elimizde kumanda, karşımızda televizyon, kucağımızda bilgisayarlarımız…

Anında paylaşım, anında geri dönüş.

Kısa bir süre önce, bir televizyon dizisi yönetmeninin çok talihsiz bir açıklamasını okudum. Ona göre, televizyonda tek tanrı reytinglermiş, yani sosyal medyayı ciddiye almıyormuş. Bunu ne zaman bir televizyoncunun ağzından duysam 6 aya kalmaz Sosyal Medya ile ilgili çırpınmaya başlıyor.

Bu kafa da ki adamlar ile, geleceğe bir şeyler bırakabilir misiniz?

Tamam herkes Sosyal Medya ile ilgili bir şeyler yapsın demiyoruz ama bu kadar ivme kazanmış bir sistemi ciddiye almıyorum demek neyin kafasıdır merak etmiyor değilim.

Reytinglerin yanıltıcı olması bir gerçektir,  Sosyal Medyanın ise (bağımsız) ölçülebilir olması gerçek bir gerçektir.  Sosyal Yayıncılığa adım atmak isteyenler için bu ölçülebilir sistem yol gösterici olacaktır. Üstelik artık seçeneklerimiz çoğalmaya başlıyor. İster televizyondan, istersek bilgisayarlarımızdan ya da cep telefonlarımızdan… Sosyal Yayıncılık yapanları izlemek daha kolay olacak.

Artık moda bu; “Anında paylaşım, anında geri dönüş.”