Sosyal medyanın güçlenmesiyle, bireysel yayıncılık adım adım mümkün hale geliyor. Bu güç, reklamcılara artık yeni sistemlerin bulunması gerektiğini haykırırken, televizyon kanallarına da göz kırpıyor.

Alt mesaj şu: “Gelenekselliğimizi yenilikler ile donatmalıyız.”

Reklamcılar için televizyonun vazgeçilemez bir mecra olduğunu her zaman yazılarımda dile getiriyorum, lakin televizyon reklamcılar için ne kadar vazgeçilmez?

Çoğu reklamcının bakış açısıyla yığınlara (yani bize) ulaşmanın en direkt yolu televizyondur, peki televizyon bize artık ulaşabiliyor mu?

Bunları biraz düşünelim ve biraz eskilere gidelim.

Hatırlarsınız bir dönem Televole bataklığına batmış bir ekranımız vardı. Ana haberde bile magazin izliyor hale gelmiştik. Bunun yanı sıra saçma sapan diziler ve programlar da cabasıydı. Bu yayınlara maruz kalmamızın tek bir nedeni vardı, o da tüketim kültürü denizinde yüzmemizi isteyen reklamcıların o yayınlara yatırım yapıyor oluşuydu.

Televizyon kanalları ve izleyiciler için oldukça olumsuz ve alternatiflerinin neredeyse hiç olmadığı bir dönemdi. Aslında bu tüm dünyanın geçirdiği bir süreçti yani bu anlamda değişme sürecine girmemek kaçınılmazdı.

Peki bu dönemin değişim süreci nasıl başladı?Social Networking Sites Giants Tüketimsel Reklamcılık

Tahmin edeceğiniz gibi bireyselliğin daha çok kabul gördüğü şu dönemde, tüketim kültürünün ana temasının değişim sürecine o zamanlardan girmiş oluşuydu, yani tüketim kültürü dediğimiz olgu biçim bakımından fark etmesek bile, değişiyordu. Bu değişimi başlatan ise bizdik.

Yeni bir tüketim kültürünün oluşmasında geçiş sürecinin ne kadar sancılı olduğunu tüm dünyanın magazinin pençesine nasıl düştüğünü araştırırsanız görebilirsiniz.

Reklamcılar bizi sosyo-ekonomik sınıflarımıza göre ayırıp, neyi sevip neyi sevmeyeceğimize karar verirken sosyal medyanın gelişme sürecine müdahale edemediler ve bunu fark ettiklerinde ise ipin ucunu tutma hevesleri kursaklarında kaldı.

Bizler artık şirketler, televizyoncular ve özellikle reklamcılar için artık kitleler, yığınlar değiliz. Bireysel medya gücünün artmasıyla bu kavramların yeni anlamlar kazanması kaçınılmaz. Zaman öyle bir zaman ki gelişen teknoloji tüm pazarlama süreçlerini alt üst ediyor. Klasik pazar araştırmaları ve yöntemlerinin eskidiğini düşünürsek artık reklamcılar için yeni kavramlar şart.

Sistemsel olarak reklamcıların düştüğü en büyük hata yeniliklere modası geçmiş pazarlama stratejileriyle yaklaşmalarıdır.

Yani yaptıkları şey Ericsson A1018 kılıfında iPhone satmaya çalışmak.