Kitlesel iletişim araçlarının en güçlü silahlarından biri olan televizyonun insanlar üzerinde yadsınamaz bir etkisi var. Büyük holdinglerin ve yatırımcıların medya işi yapma amaçlarının başında da işte bu etki geliyor. Çünkü medya para değil, güçkazandırır. Prestij işidir. Yatırımcılar güç peşinde koşarken, medya işi yapan insanlar ise para kazanma derdindedir. Mesela bu derdin bir meyvesi olarak size geçen sene patlak vermiş olan reyting şikesiniverebilirim. Tahmin edeceğiniz üzere bir gazete için tiraj, bir otomobil firması için satış ne kadar önemliyse bir televizyon kanalı içinde reytingler o kadar önemlidir çünkü reyting bütünü oluşturan bileşenlerin somut gerçekliğidir.

Değişen ölçüm sistemine rağmen Türkiye’de reytinglerin halen doğru ölçülüp ölçülmediği bir tartışma konusudur. Ülkemizde sıkı bir televizyon izleyici kitlesi var ama izlediklerini yönetebilme konusunda ne kadar etkililer, bunu bilmiyoruz. Ayrıca önümüze sunulan günlük reyting verileri izleyici profili çıkarılmasında ne kadar doğru bir dayanak olabilir?

Reyting ölçümünün yapılmasının nedeni; satın alma gücü yüksek olan insanların izlediği programları belirleyerek reklam veren ile izleyiciyi buluşturmaktır. Yani reyting ölçüm şirketlerinin verileri televizyoncular için vazgeçilemez büyük bir nimet. Reyting-para ilişkisini göz önüne alırsak geçtiğimiz sezon yaşanan reyting olaylarını anlayabiliriz.images 5 Yeni Reyting Sistemi

Ne kadar reyting o kadar para!

Eski reyting sistemi düzgün işlemediği için patlak verdi, aslında piyasada herkesin bildiği bir olaydı müdahale etmek için neden bu kadar geç kalındı orasını da kimse anlamış değil ya, neyse. Şuan beni düşündüren şu; yeni sistem ne kadar sağlıklı, ne kadar gerçek ve acaba seçilmiş denekler bütünü doğru yansıtıyor mu?

Reyting sisteminin özünde insanlar istediklerini değil, istediklerini sandıkları şeyleri izliyorlar. Yani Türkiye neye dönüştürülmek isteniyorsa denekler ona göre belirleniyor.

Eski sistem Nişantaşı-Bebek hattını yansıtırken yeni sistemde hat Sultanbeyli’dir. Bu değerlendirme bir yanlış anlaşılmaya yol açmasın, okur-yazarlık ve refah düzeyini göz önünde bulundurarak bu ayrımı yapıyorum.

images 3 Yeni Reyting SistemiEski sistemde AB dediğimiz grup %35’lik bir orana sahipken, yeni sistemde bu oran %12’ye düşürüldü ve C1, C2, D ve E gruplarının oranları artırıldı. Özellikle C1 ve C2’nin yarı yarıya bir artış gösterdiğini söylemek mümkün. Şimdi oranların değişmesi ne anlama geliyor diye soracak olursanız, şöyle açıklayayım; deneklerin eğitim düzeyi düşürüldü.

Eski sistemde deneklerin sınıflandırılmasını eğitim düzeyi belirlerken yeni sistemde denekler ekonomik durumlarına göre belirleniyor. Bu da bize A grubunun eğitim düzeyinin düşürüldüğünü açıkça gösteriyor. Yeni sistemde eğitim düzeyinin düşürülmesi çok kötü bir karar. Kalite artacağı halde düşürülüyor. Bu nedenle reytingler bizi ne kadar yansıtır düşünmemek elde değil.

Mesela bu sezon ilk ölçümün yapıldığı gün prime timeda Show Tv Recep İvedik filmini yayınlandı ve karşısında onlarca iddialı yapım olmasına rağmen çok büyük bir farkla ertesi gün reyting listesinin zirvesindeydi. Sanırım ne demek istediği mi şimdi daha iyi anladınız. Kim Türkiye’ yi neye dönüştürme istiyorsa ona dönüştürüyor.

Ülkemizde 3500 hanede reyting cihazı bulunmaktadır. Bunların 70 hanesi A grubunu oluşturuyor. Yaklaşık olarak 40 images 4 Yeni Reyting Sistemiilde farklı sınıflara dahil deneklerin ölçümleri yapılıyor ve il sayısının artırılması için çalışmaların yapılacağı söyleniyor.

Eski sistemde oluşan hatalardan ders çıkarılarak yeni sisteme baktığımızda lojistik olarak daha sağlam bir yapı görüyoruz ama en kötü yanı düşürülen eğitim düzeyi olan yeni sistemin bağımsızlığı halen bir tartışma konusudur.